Stranger - Mukou Hadan {Sword of the Stranger} ~ "Filmin Kahramanı; Tobimaru!"

08 Ocak 2009

Sword of the Stranger - ストレンヂア 無皇刃譚 - Stranger Mukou Hadan




Bu animeyi keşfediş yolum çok garip aslında... Bounen no Xamdou - Xam'd Lost Memories serisini seyredenler bilir son bölümlerde seriye "Yango" adında şirin bir çocuk katıldı ve Nakiami ile beraber yolculuk ediyorlar. Yango'nun seiyuu'sunu ilk duyduğumdan beri arıyordum sonunda dün buldum; Chinen Yuri imiş kendisi, sonra bir bakiyim başka kimleri seslendirmiş derken "Sword of the Stranger" filminde Kotarou adındaki küçük çocuğu seslendirdiğini gördüm. Gerisi malum... Animasyonu, aksiyon sahneleri ve müzikleriyle harika bir filmdi.

Hikaye;

"Japonya'da Sengoku (Sengoku-jidai) dönemindeyiz; yani Asya'ya yabancıların yeni yeni gelmeye başladığı ve Japonya'nın Çin'in aksine yabancıları ülkesine almaya soğuk baktığı ve "barbarlar" dediği, büyük klanlar dışında küçük kasabaları feodal lordların yönettiği bir dönem, ve sanırım Ounin Savaşı sonrası bir dönem çünkü kahraman ronin samurayımız savaş sonrası depresyonu geçiriyor.
{Kotarou'nun aşırı bilmiş, kimseye güvenmediği için huysuz tavırları, Nanashi'yle olan kavgaları çok güzeldi.}


Nanashi (japonca "isimsiz" demek) küçük bir çocuk olan Kotarou ve köpeği Tobimaru ile karşılaşır. Kotarou ve Tobimaru, onları yakalamaya çalışan yörenin Feodal lorduyla da anlaşmış Çinli bir birlikten kaçıyordur. Nanashi onları tesadüfen kurtarırken Kotarou Nanashi'nin güçlü bir kılıç ustası olduğunu görür ve koruma olarak tutar."

Kotarou doğduğunda annesini 6 yaşında da babasını kaybetmiştir, köpeği Tobimaru dışında bir ailesi yoktur. Nanashi ise geçmişteki bir olay nedeniyle kılıcını kullanmamak üzere mühürlemiştir.

Çin İmparatoru'nun emrinde çalışan Byakuran adında yaşlı bir adam ve onun yanındaki Çinli bir birlik Kotarou'yu yakalamaya çalışıyorlar. Bu Çinli birliğin içinde Rarou adında sarı saçlı mavi gözlü bir yabancı bir kılıç ustası ise sadece güçlü birine meydan okumanın zevki için birliğe katılmış.

Filmi seyrederken anime seyrediyormuş gibi değil de sanki gerçekten biri kamerayla açıları ayarlıyormuş gibi hissediyorsunuz yani biraz David Fincher tarzı açılar var o da ayrı bir güzellik katıyor. Biraz Seirei no Moribito biraz da Kenshin havası var.
{Filmin asıl kahramanı ne Nanashi ne Kotarou kesinlikle Tobimaru'ydu! Lassie filan halt etmiş dedirten en akıllı, en işe yarayan, en sevimli ve en sadık hayvanlardandı, bu özelliğiyle seyrederken bana Darwin'i hatırlattı.}


Hikaye'ye "..güçlü ama pişman bir samuray yardıma ihtiyacı olan bir çocuğa yardım eder ve olaylar gelişir.." olarak bakınca yine mi aynı senaryo gibi gelse de animasyon kalitesi ve aksiyon sahnelerini düşününce güzel bir film izledim dedirtiyor.

Spoiler sayılabilir;
Byakuran ve çinli birlik Kotarou'nun kanının belli bir vakitte bir ritüelle akıtılırsa ölümsüzlük vereceğine inanıyor. Çin İmparatoruna ve kendilerine ölümsüzlük kazandırmak için Kotarou'yu yakalamaya çalışıyorlar. Ama Kotarou ne sebepten böyle bir özelliğe sahip olduğu açıklanmıyor. Mesela "şu soydan geldiği için" gibi bir açıklama olabilirdi.


Nanashi'ye bakınca, "Yine mi yüzü yaralı bir samuray hikayesi? Çok klişeydi, daha önce çok gördük bu senaryoyu.." diyenler de var ama bence ne kadar çok yüzü yaralı samuray var o kadar iyi.. şaka tabii sadece bu yüzden değil:P. O kadar uzun süreli savaşlar geçirmiş bir tarihe bakınca birden fazla aynı özelliğe sahip kahraman olması garip değil ayrıca sadece kovala-kurtar özelliği yoktu filmde. Nanashi depresyon samuray olarak klişe olsa da Kotarou'nun karakteri ve Tobimaru'nun rolü filme (kesinlikle bir yan karakter değildi) farklılık katıyordu.

{Belki bilmeyenler vardır diye not düşmek istedim; Nanashi, Kotarou'yu tapınağa bıraktığında dönerken sandaletinin bağı kopuyor. Bunun kötü şans, belâ getireceğine inanılıyor.}


Son sahne spoiler;
Son sahnede Kotarou ve Tobimaru, Nanashi'yi yaraları için atla bir kasabaya yetiştirmeye çalışırken gördüğümde kimse ölmediği için ağlama ihtiyacı hissetmediğimden ne kadar mutlu olsam da Nanashi'nin kolundan akan kanı gösterdiklerine senariste küfredesim geldi. Öldüyse öldü de ölmediyse göster değil mi? Niye böyle korkakça açık bir son bırakıyorsun adi pis senarist! Nanashi öldü diyenlere kulaklarımı tıkıyorum \(>____<)/. Nanashi, Kotarou ve Tobimaru beraber yurtdışına gittiler ve sakin bir yaşam sürdüler. Gerçi Kotarou yanlarındayken bu biraz zor direkt korsan olmayı kafasına koymuştu :lol:. Happily ever after seviyorum ben!


Sword of the Stranger Official Website

Sword of Stranger Trailer için filmin sayfası açıldığında sol taraftaki kırmızı kutucuların üzerine mouse'la gelin ve Trailer yazanı görünce tıklayıp, seyredebilirsiniz.



Eğer ne kadar kanlı olduğunu merak ediyorsanız bir göz atabilirsiniz hani seyredemeyeceğiniz düzeydeyse baştan bilin (^_^).. (Bu arada bu slideshow fonksiyonunu çok sevdim :p.)

Görmek için tıklayın;


Devamını okuyun...>>

Otoyomegatari ~ Türkmen manga & Hana to Yume 2009 Takvim

07 Ocak 2009

Emma'yı biliyor musunuz? Mori Kaoru'nun 7 ciltlik mangası ve 24 bölümle de animeye uyarlandı. Viktorya dönemi İngiltere'sinde geçen bir aşk hikayesi. Yani Mori Kaoru yakın zamana kadar detaylı bir İngiliz kültürü içeren bir manga hazırlıyordu. Emma bittiğinde herkes merakla Mori Kaoru'nun bir sonraki çalışmasının ne olacağını beklerken karşımıza bu türkmen kıyafetleriyle okuyla yayıyla "Amira Hergal" çıktı.Otoyomegatari'yi okumaya başlamadan önce Amira'nın resmini gördüğümde herhalde doğu kültüründen esinlenmiş bir manga diye düşünmüştüm, ama \('o')/ ağzım açık sayfaları geçerken aşırı ayrıntılı ve çok güzel bir anlatımla karşılaştım. TRT'nin gezelim görelim tarzı belgesellerini seyreder gibi oldum biraz da (^_^).

İpek Yolu'nun Asya'yı Akdeniz, Kuzey Afrika ve Avrupa'ya bağladığı 19. yüzyıl Orta Asya'sında, Hazar Denizi yakınında bir köyde, 20 yaşındaki Amira Hergal "Gelin" atıyla dağları aşarak uzak bir kasabadan kendisinden 8 yaş küçük Karluk Ayhan "Damat" ile evlenmek üzere gelir.(Türkan Şoray'ın filmi aklıma geliyor bu tanımı okuduğumda ama manga dünyamı çarpıtmak istemiyorum. Sizin de aklınıza o tarz bir senaryo gelmesin mangadan soğumayın:P kesinlikle hikaye çok şirin. :lol:)



Amira uzak bir kasabadan yani farklı bir kabileden küçük bir kabileye gelin olarak gönderilir. Geldiğinde damadın 12 yaşında bir çocuk olduğunu görünce sadece "ara ara.." der (^_^). Karluk ve Amira birlikte yaşamaya başlarlar. Amira uzak bir kabileden geldiği için kıyafetleri ve bazı gelenekleri farklıdır. Tipik bir Türk ailesi içinde yaşamaya başlarlar. Büyükbaba, Büyükanne, Kayınvalide ve Kayınpeder (Karluk'un anne ve babası), Elti (sanırım) ve Kayınbirader :p (ve onların üç çocuğu) ve bir de o zamanlar Avrupa'dan İpek Yolu'yla Asya kültürünü araştırmaya gelen bir Avrupa'lı araştırmacı.

{Bu sahne de tanıdık geldi mi? Bu tarz en az bir siyah beyaz fotoğraf görmüşsünüzdür herhalde..}

Karluk 12 yaşında olmasına rağmen tahmin edeceğiniz üzere o zamanlar çocuklar şimdiki 12 yaşındakiler gibi yetiştirilmediğinden çocuk gibi değil de akıllı, sakin, iyi huylu bir minik bey havasında. Yani bu garip çiftin mutluluk açısından hiç bir sorunları yok. Manganın ilk iki chapter'ı ailenin günlük hayatlarını, yemek ve sofra kültürünü, nasıl alışveriş yaptıklarını vs., ve Amira'nın ata binme, avcılık ve okçulukta ne kadar usta olduğunu gösteriyor. Zaten genelde ne olucaksa ilk volume'un sonunda olur "donnn O_O" diye bırakır bizi bu mangalar. İlk bölümün sonunda da sinir bozucu bir gelişme oluyor ama spoiler altında yazıyorum belki okumak istemeyenler olabilir

Spoiler:

Bölüm sonunda Amira'nın kabilesinin konuştuklarını görüyoruz. Kabile diğer küçük kabilelerdeki toprakları kaybetmemek için kendi kızlarını gelin olarak gönderiyor. Daha önce başka bir kabileye gönderdikleri kız öldüğünden Amira'yı geri alıp bu ölen kızın gönderildiği kabileye ikinci bir gelin olarak yollamaya karar veriyorlar.

İkinci bölümde bununla ilgili bir gelişme olmadı. T_T Karluk ne yapıcak, Amira'yı gerçekten geri alabilecekler mi, bilmiyorum? T_T 3. bölüm çabuk çıksın \(>o<)/. Ahh bitmiş manga okumak en güzeli di mi..




İkinci bölümde ise Türk ahşap oymacılık sanatı daha çok gösteriliyor. Hmm aslında ikinci bölüm tam anlamıyla ahşap oymacılık sanatı ve eski tarz türk evlerinin nasıl döşendiğini ve nasıl inşa edildiğini anlatıyor. Üstteki ve alttaki sayfalardaki çizimlerin ne kadar ayrıntılı ve güzel olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım aslında hangi sayfalardan örnek koysam diye karar veremedim hepsi birbirinden güzeldi ama oyma ustasının ve Rostem'in (Rüstem diyeceğim bundan sonra) olduğu karaler çok keyifliydi. Özellikle Ustanın elinde aletleriyle ahşabın üzerine çalışmasını karelerle bu kadar canlı ifade edilebilirdi. Rüstem'in düşen ahşap parçalarını (yonga) alıp yavrularına yuva yapan kuşu gördükten sonra yonga yığını üzerine yatıp uyuması çok şirindi. Rüstem büyüyünce sanatçı bir çocuk olucak o amcadan işi alıcak öyle görünüyor :P.

Hikaye henüz tam olarak ortaya çıkmasa da anlatım tarzı ve çizimleriyle ve mangaka'nın ne kadar ciddi bir araştırma yaptığını görünce insan mangadan kopamıyor.



Mangayı Online olarak Manga Fox'da okuyabilirsiniz.

Manga Traders'dan da indirebilirsiniz (üyelik gerekiyor).



Borastus sayesinde megaupload'dan indirebildiğim Hana to Yume 2009 takvimi, 2008 takvimini de çok sevmiştim bu da yine çok güzel ama bu sene Skip Beat! olmaması beni üzdü T_T. Neredeyse her ayda sevdiğim bir başka manga ka var; Suzuki Julietta - Kamisama Hajimemashite, Minami Maki - Special A, Fujiwara Kiyo - Arakure, Fukuyama Ryoko - Nosatsu Junkie, Tsubaki Izumi - Oresama Teacher, Takaya Natsuki - Hoshi wa Uta, Matsuzuki Kou - Shiawase Kissa Sanchoume, Oto Hisamu - Hana to Akuma, Higuchi Tachibana - Gakuen Alice..

Hana to Yume 2009 Calendar

Devamını okuyun...>>

Maria + Holic - Kız Liseleri & Seiyuu'ların yetenek sınırları

06 Ocak 2009


Maria+Holic ilk izlenim;

Kış 2009 animeleri yavaş yavaş çıkmaya başladı ben her zamanki gibi en kaliteli sub'ı beklerken henüz Akikan!'ı seyredemedim. Bu kötü raw'ların nedeni Maria+Holic'de olduğu gibi TV'de yayımlanmadan önce ilk bölümleri şirketlerin internet üzerinden sunması. "Pre-airing" denilen olay.. Neyse Maria+Holic'in kalitesi çok da kötü değildi o yüzden gg sub'ın versiyonunu indirdim. Ama Akikan! için hala daha kaliteli bir sub bekliyorum.

Daha önce de söylemiştim mangasını okurken ilk etapta konuyu sevmemiştim ama Hatenkou Yuugi'nin mangakası Endou Minari'nin elinden çıktığı için biraz daha sabredip animesine şans vermeye karar verdim.

Sonuç olarak şu kız lisesi ortamları hem aşırı nostaljik geldiğinden hem de üniformalarına bayıldığımdan ve seiyuu'ların muhteşemliğiyle ben bu seriyi seyredicem.
Tabii bizim kız lisemizde böyle güzeller güzeli gender-bender olayları yoktu :sob:sob: ya da böyle şirin üniformalarımız \(>o<)/. Bu animeyi seyretmemin en büyük nedeni Shidou Mariya'nın seiyuusu "Kobayashi Yuu" olacak. Birbirinden farklı iki ayrı tonlama ancak bu kadar güzel seslendirilebilirdi.

{En çok son sınıf sempailerin üniformalarını sevdim gömlek, yelek ve etek kombinasyonu süper olmuş (>__<).}

Kedi kulaklı yurt başkanı-sensei ise yine seiyuusuyla gönlümü kazandı konuşma tarzına bayıldım. Sawashiro Miyuki ilk Kurenai'de dikkatimi çekmişti sonradan Hidamari Sketch'de Landlady (Ooya-san), Kannagi'de Tsugumi, Toshokan Sensou'da Shibasaki ve en son Letter Bee'de sulu gözlü Lag Seeing olarak gördükten sonra şimdi de "Goddo" yurt başkanı olarak Maria+Holic'de duydum (daha çok var aslında ama bunlar şimdi aklıma gelenler).


Ve gelelim şeytan ötesi şeytan über trap sevgili Mariya-chan'ın "maido'su" Matsurika'ya.. Ben Matsurika'yı saç rengi, göz rengi vs. uyumuyla Mariya-chan'dan daha çok seviyorum. Biraz da Mariya-chan'a "unko-yarou, kono kuso-okama" diyip laf sokan karakterinden kaynaklanabilir :P. Aralarında pek "efendi&hizmetçi" ilişkisi yokmuş gibi görünüyor. Ve tabii son zamanlarda en sevdiğim seiyuu'lardan Inoue Marina'nın da Matsurika'yı sevmemde büyük bir etkisi var. Sonuçta Toshokan Sensou'dan Iku ve Skip Beat!'den Kyoko-sama gibi iki süper hatun karakteri seslendirmiş bir seiyuu'dan bahsediyorum (ultra feminist mode on).

{Bu sahnede Kanako'nun cesaretine bakakalıp O_O sonra kendimi yere attım :lol: Mariya-chan'ın yüzde yüz trap olduğunu bizzat doğruladı.}

Animasyonun kalitesi, seiyuuların başarısı ve yönetmenlerin tarzı Endou Minari'nin havasıyla çok güzel uyum sağlamıştı. İlk andan itibaren aklıma Sayonara Zetsubou Sensei ve Hidamari Sketch'i aklıma getirdi. Sonradan baktım yanılmamışım.

Sanat Yönetmeni; Iijima Toshiharu "Hidamari Sketch, Mahou Tsukai ni Taisetsu na Koto: Natsu no Sora'da" ve Yönetmen; Shinbo Akiyuki "Sayonara Zetsubou Sensei, Hidamari Sketch'de" çalışmışlar.

Müzikler de yine çok güzeldi. Açılış şarkısını henüz duymadım ama kapanışı "Kimi ni Mune Kyun" sevdim. Yukarıda adı geçen üç seiyuu seslendirmişler; Inoue Marina, Sanada Asami ve Kobayashi Yuu.

{Mesu Buta! Kono Dou Hentai! Yuri-musume! Lesso onna! eto setaro..}


Sonuç olarak; her ne kadar benim için bir eksi puan olmasa da Kanako'nun düşünce anlarını "çok konuşuyor" diye düşünüp seriyi o kadar da çok sevmeyenler olabilir. Bazı yerlerde geri alıp okudum cidden hızlı geçiyordu. Ama Mariya-chan'ın şeytanlıkları ve Matsurika için seyrediceğim bir seri. Zaten 13 bölümlük bahar sezonuna kadar kışın fena gitmeyecek.

Bonus Maria + Holic (Daha büyük versiyonları için üzerine tıklayın);




Bir kaç tane daha Yeni Yıl Mesajı;

Nabari no Ou'nun mangakası Kamatani Yuhki'den;

{Raimei di mi?}

En güzel figürleri üreten Good Smile Company, Washinomiya türbesindeki (animenin açılışında da görülen) yeni yıl kutlamaları için özel Lucky Star nendroidleri üretti.



Ef a tale of melodies ve memories serilerinin ve oyunlarının şirketi Minori'den;

{Ef - a tale of melodies; Nagi Hirono}

Asagiri No Miko'nun (Shrine of the Morning Mist) mangakası Ugawa Hiroko özel olarak yeni yıl için çizip renklendirdi. Manga 2002 yılında animeye de uyarlanmıştı.;



Wedding Peach'in mangakası Yazawa Nao'dan;



Emma'nın ve yeni başlayan Otoyomegatari'nin mangakası Mori Kaoru'dan;



Eureka Seven'ın karakter tasarımcısı Yoshida Kenichi'nin yeni yıl ilüstrasyonu;



Sore Dewa minnasan, White Album'ün ilk bölümünü seyretmek üzere yazıma son veriyorum (>__<), nasıl bir seri olacak bilmiyorum çok umutluyum...

Devamını okuyun...>>

Sonbahar Anket Sonuçları ve Reborn 2009 Takvimi

02 Ocak 2009


Fushigi Yuugi'nin ilk kapanış şarkısı "Tokimeki No Doukasen'i" indirdim ve bilmem kaçıncı kez dinleyip Tamahome (>_____<) kyaaa yapıyorum; über-natsukashii~..
Yeni anketi sidebar'a ekledim oldukça uzun bir liste oldu.. Sanırım bir kaç eksik çıkacaktır.. Eğer değiştirebilirsem sonradan değiştirmeye çalışıcam. Birden fazla anime seçebilirsiniz.. Ben hemen oyumu kullanıp bir sürü animeyi seçtim bile (>__<).

Anket sonuçlarını yazıp yeni sezonun anketine geçebilirim artık (^_^)..

İlk 5'le başlayalım;

Bir numarada Tsun-tsun-tsun-derem Taiga var..

1) Toradora! "38" (bence de sonbahar sezonunda başlayan en eğlenceli seri..)

İkinci sırada ise Shoujo tarihinin en süper kızı Kyoko-sama ile

2) Skip Beat! "24" (Skip Beat! bir numaralı mangam animeye de harika bir şekilde uyarlanıyor!!)

3) Vampire Knight Guilty "22" (Zero'yu ..pardon..:p mangasını ne kadar sevsem de animeyi seyretmedim)

4) Hakushaku to Yousei~Earl and Fairy "17" (Bishie, bishie, bishie!!!)

5) Gundam00 Second Season "16" (Gundam00 ilk sezon kesinlikle 2008'in en iyilerindendi. 2. sezon da öyle güzel devam ediyor.)

Altıncı sırada birden fazla anime var;

6) To Aru Majutsu no Index, Kuroshitsuji ve CHAOS;HEAD "15" oyla 6. sırayı paylaşıyorlar.

7) Nodame Cantabile ve Kurogane no Linebarrel (Gonzo'nun bize yaptığı muhteşem ... tarif edicek kelime bulamıyorum bu hayak kırıklığı için T_T) "12" oyla 7. oldular.

8) Kannagi ve Ga-Rei Zero "10" (Bence Nagi-sama ve Ga-Rei daha fazla oyu hakediyordu.)

9) Hyakko "9" oyla 9. sırada (Torako-chan 3. bölümdeki Torako robotlarıyla gönlümü kazanmıştı.)

10) Yozakura Quartet - Shijuusou "8" (Bu seriyi sadece Youkai'li serileri sevdiğim için seyrediyordum aslında mangasını çevirseler de okusak seri o kadar da güzel değil.)

11) Tytania, Tales of Abyss ve Ef ~A tale of melodies~ "7" (Tales of Abyss için bir şey diyemeyeceğim ama Tytania daha fazla oyu hakeden bir seri, Ef 2. sezon ise ilk sezon kadar başarılı değil diyorlar, henüz seyretmeye başlamadım T_T.)

12) Michiko to Hatchin "6" (Bu seriyi herkes çok seviyor? Niye böyle aşağılarda kalmış.. bu da henüz başlamadıklarımdan T_T)

13) Shikabane Hime "5"

Ve Bonus ~Katekyouishi Hitman Reborn 2009 Takvimi~

Aslında bir Reborn takvimi daha var ama onun kalitesi güzel değil. Hana to Yume'nin 2009 Takvimini de buldum ama megaupload'a yüklü olduğu için indiremiyorum eğer oradan indirmenin bir yolu varsa söylerseniz sevinirim T_T..

Reborn Calendar 2009



Devamını okuyun...>>

Blog Archive